Tek Başına Nasıl Çocuk Büyüteceksin?

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Evlat edinme başvurusu yapmaya karar verdiğimde, genelde olumsuz bir tepki ile karşılaşmadım. En olumsuz olarak niteleyebileceğim ama sık sık da duyduğum cümle “tek başına nasıl çocuk büyüteceksin?” oldu.

Elbette çocuk yetiştirmek çok büyük bir sorumluluk. Başvuru yaptığım sırada, 11 yıldır yalnız yaşıyor olmam ve bence gayet de güzel idare etmem, bu sorumluluğu üstlenebilme cesareti göstermemde büyük bir etken oldu. Hem de arada büyük temizlik dışında eve yardımcı almadan idare ettim. Çok iri bir alman kurdum vardı ve tüm yardımcılar korkuyordu! Bu yüzden düzenli bir çalışan bulamadım, aslına bakarsanız bulmak da istemedim sanırım. Yalnız yaşadığım süre boyunca genelde kendi başımın çaresine kendim baktım. Yemeğimi de yaptım, temizliğimi de. Zaten babam hayattayken annem ve babam (vefatından sonra sadece annem) yazları Ordu’ya memlekete gider, 3 ay kadar kalırlardı. Ortaokuldan itibaren her yıl onlarla beraber gitmemeye başladım veya gittiğimde de daha az kaldım. İstanbul’da evde tek başıma kalmaya başlamıştım. Abimler üst katta oturmasına rağmen, pek de yardıma ihtiyacım olmuyordu. Demek istediğim, aslında erkeklerin de kendi başlarına yetebilme becerisi mevcut! Yeter ki bunu ailede öğrensinler, tecrübe etsinler, teşvik edilsinler. Sonuç olarak, kendime yetebiliyordum ve bir çocuğa bakma sorumluluğu beni korkutmuyordu ve elbette ben işteyken, her çalışan evli çift veya bekar anne gibi yardımcı bir ablamız olacaktı.

Anne Şefkati – Baba Şefkati

“Tek başına çocuğa bakma” problemi (başkaları için elbette) dışında bir de “çocuk anne şefkati ister” diyen kesim de vardı. Buna kesinlikle katılmıyordum ve hala da katılmıyorum. Maalesef günümüzde her şeyi ayrıştırıyoruz bari sevgiyi, şefkati ayrıştırmayalım. Anne şefkati, baba şefkati…Birisi diğerinden daha yetersiz veya daha değersiz değil ki! Tek ebeveyn olarak çocuğumuza öyle büyük bir sevgi veriyoruz ki, aramızdaki bağ o kadar güçlü oluyor ki neredeyse kalplerimizde başka sevgiye yer kalmıyor. Doluyor taşıyor, sel oluyor! Üstelik düşünsenize, eşini bir hastalık yüzünden veya kazada kaybetmiş birisi, tekrar evlenmek de istememişse, bu söz ona da söylenir mi! Anne şefkati (veya baba şefkati) olmadan bu çocuk nasıl büyüyecek diyebilir miyiz geride kalan ebeveyne! Ancak konu evlat edinme olunca, nedense insanlar daha rahat veya sorun olmayacağını düşünerek (elbette iyi niyetle) bu konuda yorum yapabiliyorlar.

“Anne” kavramını çizgi filmlerden, hikaye kitaplarından ve şuan anaokulunda arkadaşlarından bilmesine rağmen, oğlum şimdiye kadar bana bir “anne” sorusu sormadı. Bu demek değildir ki ileride sormayacak fakat anlıyorum ki bir sevgi/şefkat eksikliği hissetmiyor. Demek ki birbirimize olan sevgimiz bize fazlasıyla yetiyor! 

“Anne” yerini almak veya boşluğunu doldurmak gibi bir iddiam hiç olmadı, olamaz da. Annelerimiz çok değerli, başımızın üstünde yerleri her zaman hazır. Benim ve diğer bekar babaların söylemek istediği şey, vereceğimiz sonsuz sevginin yanında erkekler olarak biz de bir çocuğun bakımını üstlenebilir, onu iyi bir şekilde yetiştirebiliriz. 

Yazar : Kalptenbaba

 

8 Responses

  1. Hatta Bazen tek başına büyütmek,zor ilişki ve zor partnerle büyütmekten kolaydır

  2. Okan’ın sevgi dolu bir baba ile büyüdüğü ve mutlu bir çocuk olduğu o kadar belli ki.. Dilerim ömrü boyunca böyle mutlu olur ve o da ileride baba olursa gördüğü bu sevgiyi yansıtır (ki öyle olacağına eminim)

  3. Merhabalar,
    O kadar güzel anlatmışsınız ki sevginin cinsiyeti olmadığını sizi tebrik ederim:) Severek, ilgi ve merakla takip ediyorum.Tek kelime ile harikasınız…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir