Pandemi Dönemi ve Karne

Hepimiz okul sıralarından geçtik, hepimizin okulla ilgili anıları, hatırladıkları, aklında veya yüreğinde yer etmiş bir arkadaşı, öğretmeni vardır. «Okul» kelimesi aslında ne çok şey, ne çok anlam barındırır içinde. Hele ki pandemi döneminde okul çağında olanlar ileride bu dönemi  mutlaka hatırlayacaklardır. Hepimiz, çocuklarımızla beraber belki de onlarla aynı duyguları yaşayarak bu süreci tamamladık. Eminim ki okulun ilk günü çocuklarınızın yaşları kaç olursa olsun sizler de anne-babaları olarak onlar gibi heyecanlıydınız, onlar gibi acaba bu yıl nasıl geçecek, neler olacak soruları kafanızdaydı. Bu eğitim öğretim hayatı, kabul etmek gerekirse hem zor hem de unutulmaz oldu. Artık tüm bu soruların, kaygıların yerini farklı bir heyecan ve farklı duygular ve biraz da merak aldı. Bu heyecan ve meraklanmanın sebebi ise «karne». Karnesi nasıl olacak acaba, zayıfı var mı, varsa nasıl tepki vermeliyim, kızsam mı, uyarsam mı, ceza versem mi” şeklindeki sorular sorulmaya başlandı bile. Bu cümleler karneyi ailelerin de sahiplendiğini gösterir bize. Çocuğunuzun başarısını sahiplenmek adına bu çok güzel bir davranış fakat karne notu zayıf olsa bile sahiplenmek çok önemli. 

Aslında Nedir Bu Karne?

Aslına bakarsak karne, ilköğretim ve ortaöğretim veren okullarda, her öğretim dönemi sonrasında öğrenciyi ve öğrenci velisini bilgilendirme amaçlı verilen, öğrencilerin ders başarı puanlamalarını gösteren belgedir. Peki sadece bu mudur, tabi ki hayır! Başarının tarifi yüksek not değildir. Özellikle diğer yıllardan farklı geçen bu dönem için karne ve notlar umulandan farklı olabilir. Bizdeki gelenek gereği, karne çocukların aileleri tarafından da değerlendirilmesine neden olur. Hatta her bir karne, sadece çocuğun öğrendiği derslere dair değil, adeta yaşam başarısına dair bir değer görmektedir. Dolayısıyla aldıkları her karne ile çocuklarımız da “bu dönem dersleri nasıl öğrenmişim?” sorusuna değil, “ben nasıl biriyim?” sorusuna da yeni yanıtlar oluşturmaktadır.

Bir Karnenin İyi veya Kötü Olması Neye Göre Değerlendirilir?

Diğer bütün performanslar gibi karnedeki duruma bakarak bir çocuğu değerlendirmek, yani sadece sonuçtan yola çıkarak bir yargıya varmak anne-babaları yanlış noktalara götürebilir. Karne bir sonuçtur, bir anlamı vardır tabi ki, ancak yine de önemli olan bu sonuca götüren “süreci” iyi değerlendirmektir. Okulda, çocuklardan çok çeşitli alanlarda birden başarılı olmasını bekleriz. Anne-babaların dikkat etmesi gereken konuların başında çocuğun bireysel özellikleri, genel kapasitesi ve güçlü olduğu alanlar gelmelidir. Bunların iyi bilinmesi ve çocuğun başarısının aldığı notlara indirgenmemesi son derece önemlidir. Karne notu ya da okul başarısı hayat başarısında yalnızca bir basamaktır. O yüzden yalnızca karne notuna bağlı kalarak genel bir başarı ya da başarısızlıktan söz etmemekte fayda vardır. Bu konuda konuşurken özellikle karneye bakarak başarısız, tembel vs gibi sözcükler yerine “karne başarısı” demek daha doğru olacaktır. 

Her Çocuğun Farklı Olduğu Kabul Edilmelidir

Bir çocuğun sözel veya sayısal alanlara, müziğe, spora ya da doğa bilimlerine karşı bir eğilimi olabilir. Çok az kimse birçok değişik alana eşit derecede ilgi duyabilir, dolayısıyla da bazı alanlara doğası gereği kendini daha yakın hisseder, diğerlerini de mecbur olduğu için öğrenir. Ailelerin fark etmesi gereken çocuğun çok da yatkınlığı ya da merakı olmadığı halde, bir konuda bir şeyler öğrenme konusunda ne kadar çaba gösterdiğidir. Çocuk o dersi önemser ve anlamak için elinden geleni yaparsa, çaba gösterirse artık getirdiği karne notunun pek de önemi kalmaz, kalmamalıdır.

Ailenin Üzerine Düşen Görevler

Aileler bir yandan çocuklarını çok iyi gözlemlemeli ve tanımalı, diğer yandan da çocuklarına öğrenmenin zevkini verebilmelidirler. Bunların dışında;

Çocuğun daha okula başlamasını beklemeden, onlara çeşitli sorumluluklar vermeli, zamanlarını planlamayı, işlerini sıraya koymayı öğretmelilerdir. Öte yandan ailelerin, toplumla çocuk arasında bir süzgeç görevi görmeleri gerekir. Çalışmanın, harcanan bir emek sonucu başarı kazanmanın zevki, kutsallığı çocuğa yine küçük yaştan itibaren anlatılmalıdır.

Karnedeki notlar, çocuğun akademik anlamda ne kadar başarılı olduğunun göstergesi olduğu kadar, aile olarak onlara ne kadar sorumluluk duygusu verildiğinin de somut bir göstergesidir.

Okullarda bir dönem boyunca kazanılması hedeflenen bilgi ve becerilerin pekişmesi ve unutulmaması amacıyla tatil için ödevler verilmektedir. Burada anne babaya düşen görev çocuğun tatil süresini iyi bir şekilde planlayarak hem dinlenmesini ve eğlenmesini sağlamak, hem de ödevle ilgili sorumluluklarını yerine getirmesine yardımcı olmaktır.

İyi bir karneyle gelen çocuğun göstermiş olduğu performans ve elde ettiği başarının dile getirilmesi önemlidir. Fark edildiğini görmek ve olumlu geri bildirim almak çocuk için motivasyon kaynağını oluşturur.

Peki Öğrencimizin Karne Başarısı Düşükse Ne Yapılmalı?

Sorunu kabullenmek. En zor aşama bu belki de. Herhangi bir konuda sorunun var olduğunu kabul ederseniz sorunu %70-80 oranında çözmüşsünüz demektir. Öğrenci, doğru çalışma yöntemlerini bilmiyor, kendini ifade edemiyor olabilir, basit düşünürsek sadece tembellik edip çalışmıyor da olabilir. Aile, yeterince ilgilenmemiş, takip etmemiş olabilir. Önce aile kendi hata ve eksiklerini kabullenirse, öğrenci de kendi hata ve eksiklerini daha kolay kabul eder. “Başarısız, tembel” gibi etiketleyici sözler kişiliği yıpratır. Kişiliği yıpranan bir öğrenci karne başarısızlığını düşünemez, kişiliğine saldırıda bulunulduğu için ya kendi içine kapanır ya da kendini sürekli savunma ihtiyacı hisseder. 

Bu yüzden onu anladığınızı hissettirin, ümidini kaybetmesine engel olmaya çalışın. Ne olursa olsun yanında olduğunuzu ve tüm bunların düzelebilir şeyler olduğunu bildiğinizi söyleyin. Siz onun eğitimi için çaba sarf ediyor, çalışıyor, okutuyor, gecenizi gündüzünüze katarak çalışıyor olabilirsiniz. Ancak eğitim asıl burada başlıyor sevgili anne babalar. 

Gerekli önlemleri birlikte alarak, bu işin üstesinden gelebileceğine onu inandırın. Kendini başarısız olarak görerek derslerden uzaklaşmak isteyecektir. Bu da çok normal bir davranıştır. İnsan başarılı olduğu işle uğraşmak ister çünkü içerisinde motivasyon vardır. Başarısız olduğunu hisseden öğrenciye motivasyonu sizlerin sağlaması gerekecektir.  

Aile her şeydir. Çocuklarımızın her an ve her durumda ailesine ihtiyaç duyduğunu, değerli olduğunu hissetmesi gerektiğini unutmayalım. Mutlu aile, mutlu çocuktur!

Yazar : Psikolog İrem Bekar


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.